enveraltayli_011.jpgEnver Altaylı 1944 yılı 1 Kasım günü Adana’nın Ceyhan ilçesinde dünyaya geldi. Babası Özbekistan’dan Türkiye’ye Sovyet esaretinden kaçmış Şakir Altaylı, annesi ise Birinci Dünya Savaşı sırasında yine Adana bölgesine yerleşmiş Türkistan’ın ünlü din âlimlerinden Abdurrahman Hoca (Kavuncu) ‘nun kızı Melek Altaylı’dır.

Enver Altaylı ilk ve orta eğitimini Ceyhan’da tamamladıktan sonra ailesinden habersiz askeri lise sınavına girip kazandı. Bursa Işıklar Asker Lisesi’nde babasının Türkistan’la ilgili anlattıkları, Enver Paşa’nın yaşamını anlatan kitaplarının etkisi altında Enver Paşa ve Atatürk gibi Türk Ordu’sunun bir generali olmak en büyük idealiydi. Bursa Işıklar lisesine gelerek askeri öğrencilere bir konferans veren “İhtilalin Kudretli Albayı” Alparslan Türkeş’le ilk kez karşılaştı ve sözlerinden etkilendi.
Harp okulu birinci sınıfta 21 Mayıs 1961’de Talat Aydemir’in darbe girişimine 1439 Harp Okulu öğrencisiyle birlikte katılan Altaylı Ankara Radyo evini İnönü hükümetine karşı savunan öğrencilerin arasındaydı. Sonuçta darbe bastırıldı, Türkeş ve Aydemir tutuklandılar. Diğer öğrencilerle birlikte yargılanan Altaylı, mahkemede parlak bir savunma yaparak devrim başbakanı İsmet Paşa’yı öğrencilerin başkaldırısını bilerek kışkırtmakla suçladı. Daha sonra dört ay süren tutukluk döneminden sonra serbest kalan Enver Altaylı Ankara Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Bir dönem Yeni İstanbul Gazetesinde muhabir olarak çalıştıktan sonra MİT Müsteşarı Fuat Doğu tarafından Milli İstihbarat Teşkilat’ına alındı ve Sovyetoloji eğitimi için Almanya’ya gönderildi. MİT’te görev yaptığı altı yıl boyunca Dış Türkler ve Sovyetler Birliği ile ilgili haberalma operasyonlarında ve değerlendirmelerde görev alan Altaylı Fuat Doğu Paşa’nın MİT Müsteşarlığından tasfiyesi, ardından Lizbon’a büyükelçi atanmasından sonra istifa ederek MİT’ten ayrıldı.

MHP genel başkanı Türkeş’in önersisi üzerine Almanya’da MHP’nin başmüfettişi olarak partiyi Almanya başta olmak üzere, Fransa, Belçika gibi ülkelerde özellikle gençlik kesiminden başlayarak örgütledi; Türk Federasyonu’nun kurulmasında büyük rol oynadı. Türkiye’nin sağ-sol çatışmasıyla kanlı bir iç savaş ortamına sürüklendiği 1978 – 80 yılları arasında İstanbul’da yayınlanan Hergün Gazetesi Genel Yayın Müdürlüğü ve Başyazarlığı görevini yürüttü. 12 Eylül darbesinden bir buçuk ay sonra yurtdışına çıktı ve ardından Türk vatandaşlığından çıkarıldı. 1989 yılında Sovyetler Birliği dağılma sürecine girdiğinde Özbekistan’ı ilk kez ziyaret etti. O dönemde Özbekistan Komünist Partisi Genel Sekreteri (sonradan cumhurbaşkanı) İslam Kerimov ve Başbakan Şükrüllah Mirsaidov ile tanıştı. Altaylı, Özbekistan’ın bağımsızlığını kazanmasında etkin bir rol oynarken Cumhurbaşkanı Özal ve Başbakan Süleyman Demirel’in girişimi üzerine Türkiye’ye dönerek yeniden bakanlar kurulu kararıyla Türk vatandaşlığına kabul edildi. Demirel ve Özal ile Türk Dünyası bağlamında yakın ilişki kuran Altaylı Orta Asya cumhuriyetlerine Türkiye’nin yardımlarını koordine etti.

Cumhurbaşkanı Özal’ın ölümü, Demirel’in cumhurbaşkanlığından ayrılması sonucu Altaylı, hem devlet hem de hükümetler düzeyinde Orta Asya ve Türk cumhuriyetlerine yönelik politikanın giderek önemi yitirmesi üzerine bu konudaki çalışmalarına ara verdi. 2000 yılında Özbekistan’a yeniden gitti; 11 Eylül öncesi Taliban ve El Kaide’nin büyük bir terör eylemlerine hazırlandığı konusunda çeşitli yetkililere uyarıcı mektuplar yazdı.

Altaylı’nın “Esir Türk İllerinde 90 Gün” ve “Komünist Teoriler ve Sovyet Yayılma Siyaseti” adlı kitaplarının yanı sıra çok sayıda makalesi ve gazetelerde çıkmış yazı dizileriyle araştırmaları bulunuyor. Enver Altaylı yabancı dil olarak Almanca, Rusça ve İngilizce konuşmaktadır.